Kayıtlar

İyi Değilim, Ne Olmuş? | İyileşmek Yüzleşmekten Geçer

Resim
İyileşmek, yüzleşmekten geçer.  Korkularımızla, hüznümüzle, ayrılıklarımızla ve en çok da kendimizle yüzleşmekten... Bazen bir vedanın ardından, Kimi zaman hiç beklemediğimiz bir kaybın ortasında, çoğu zaman da herkes hayatına devam ederken biz olduğumuz yerde kalmışken anlarız bunu. Bazı vedalar ebedidir, bazıları ise insanın içinde uzun süre devam eder. Her ikisinin de yasını tutmak gerekir. Maskemizi bir kere olsun çıkarmak ve kendimize sormak gerekir:  “İyi miyim?”  Değilsin.   Ve olmak zorunda da değilsin. Çünkü nedense iyi olmadığımızı söylemekten çok korkuyoruz. Sanki üzülmek bir başarısızlık, ağlamak bir güçsüzlük, dağılıp toparlanamamak ise utanılacak bir şeymiş gibi...  Aslında çığlık çığlığa haykırmak varken, çığlıkların içinde susmak daha çok yoruyor insanı. Özellikle de güçlü durmaya çalışmak... Biri seni üzgün görür ve hemen etiketi yapıştırır: “Güçsüz.” “Ağlak.” “Sulu göz.” “Abartıyor.”   Senden daha mı önemli o etiket? Hislerinden...

Hafıza Yüzleri Değil Hisleri Saklar: Psikoloji Ne Söylüyor?

Resim
Bazen insan, yıllardır adını bile anmadığı birinin gölgesiyle uyanır.  Hayat devam etmiştir. Mevsimler değişmiş, şehirler değişmiş, belki insanlar da değişmiştir. Bir zamanlar her gün düşündüğün biri, artık günlerinin hiçbir yerine uğramıyordur. Öyle sanırsın. Sonra bir sabah, hiçbir davet göndermediğin hâlde geçmiş sessizce kapını çalar. İnsan ilk anda bunu özlem zanneder. "Demek ki unutamamışım." diye düşünür. Oysa  hafızanın anlatmak istediği bambaşka bir hikâye vardır. Çünkü hafıza , yalnızca insanları saklamaz. Onların yanında hissettiklerimizi, kurduğumuz hayalleri, yarım kalan cümleleri ve cevapsız bırakılmış soruları da saklar. Aradan yıllar geçse bile bazen tek bir an, hepsini yeniden gün yüzüne çıkarabilir. Bu yüzden bazı insanlar, hayatımızdan gitmelerine rağmen zihnimizden tamamen silinmez. Çünkü unutmak, bir yüzü hafızadan çıkarmak değildir. Bazen unutamadığımız şey, o insanın yanında olduğumuz kişidir. Peki neden yıllar sonra bile hiç beklemediğimiz bir anda geç...

Gücün Yeni Rengi: Mavi Hidrojen Geleceğin Enerjisi mi?

Resim
İnsanlık tarih boyunca toprağı, altını ve petrolü paylaşamadı. Gücün yönü değiştikçe uğruna verilen mücadeleler de değişti. Şimdi ise sessiz sedasız yeni bir paylaşım savaşı başlıyor. Adı henüz tam konulmadı ama işaretleri her yerde: Su . Eskiden su, musluğu açınca akan hayati bir ihtiyaçtı. Bugün ise devletlerin, teknoloji şirketlerinin ve yatırım fonlarının uzun vadeli planlarında giderek daha fazla yer bulan stratejik bir güç hâline geliyor. Bana kalırsa gelecek yüzyılların en değerli kaynağı petrol değil; renksiz, kokusuz ve yıllarca su bolluğu yaşayan milletlerce değeri tam anlaşılamayan su olacak.   Su krizinden söz edildiğinde çoğumuzun aklına kuruyan göller, çatlayan topraklar ya da iklim değişikliği geliyor. Benim aklıma ise ilk olarak başka bir şey geliyor: Yapay zekâ. İlk duyulduğunda garip geliyor, biliyorum. Sonuçta ekranda birkaç satır yazı görüyoruz. Bir bilgisayar suyu nasıl tüketebilir ki? Aslında yapay zekâ ne telefonumuzun içinde ne de bilgisayarımızın ekra...

Geleceğime Bir Mektup: Umutla Beklediğim Günlere

Resim
Sevgili Geleceğim,  Bu mektubu sana içimde taşıdığım nice umutla, hayallerle ve güzel dilekle yazıyorum. Henüz bilmiyorum. Kimlerin soframda yeri olacak... Benim için ayrılan sandalyeler hangi şehirlerde beni bekliyor olacak... Hangi sokaklardan geçeceğim... Hangi insanlarla yollarım kesişecek... Bilmiyorum. Hayatın en güzel tarafı bu. Henüz yaşanmamış olması. Keşfedilmemiş olması. Henüz beni şaşırtabilecek olması. Sende saklı ne çok şey var kim bilir... Henüz tanışmadığım insanlar... Hissetmediğim duygular... Henüz kurmadığım dostluklar. Hayalini bile kuramadığım güzellikler... Belki bazı hayallerim gerçekleşecek. Belki bazıları bambaşka şekillere dönüşecek. Ama nedense senden hiç korkmuyorum. Çünkü ne zaman sana baksam karanlık değil, ışık görüyorum. Ne zaman seni düşünsem kayıp değil, ihtimal görüyorum.  Aklıma gelsen içimde küçük bir heyecan beliriyor. Sanki bana sürekli aynı şeyi fısıldıyorsun: "Merak etme.  Daha görmediğin güzel günler var." Ben de sana inanıyorum...

Hayata Mektup: Bazen Kaybetmek de Kazanmaktır

Resim
Sevgili Hayat,   Seninle ilgili söyleyecek çok şeyim var. Öncelikle şunu itiraf etmeliyim: Seni daha kolay sanmıştım. Çocukken her şeyin bir sırası olduğunu düşünüyordum. Okulu bitirecektik. Meslek sahibi olacaktık. Sevecektik. Sevilecektik. Mutlu olacaktık. Meğer hiçbir şey o kadar düz ilerlemiyormuş. Senin başka planların varmış. Ben plan yaparken sen sürpriz hazırlıyormuşsun. Hem de pek komik olmayanlarından...  Bir gün her şey yolunda giderken ertesi gün bambaşka biri olabiliyormuş insan. Bir telefonla, bir haberle, bir vedayla... Bunu senden öğrendim. Uzun yıllar sana kızdım. Neden bazı insanlar geldi? Neden gittiler? Neden bazı kapılar açılmadı? Niçin bazı dualar cevapsız kaldı? Şimdi dönüp baktığımda ilginç bir şey fark ediyorum. O gün üzülerek baktığım bazı olaylar, bugün beni ben yapan şeylere dönüşmüş. Kalmasını istediğim bazı insanlar gitmiş. İyi ki gitmişler. Bitti diye ağladığım bazı hikâyeler var. İyi ki bitmişler. Eskiden senden sürekli cevap bekliyordum. Şimdi ...

Aşk ve Gurur Üzerine Yazılmış Bir Mektup

Resim
Sevgili Aşk ,  Seninle ilgili fikrim yıllar içinde çok değişti. Bir zamanlar seni bulunca her şeyin tamamlanacağını sanıyordum. Sonra seni kaybedince her şeyin biteceğini... İkisinde de yanılmışım. Bazen bir insanı değil, onunla kurduğum geleceği sevdim. Aşk bana mantığın her zaman işe yaramadığını öğretti. Ama mantığı tamamen kapatmanın da iyi bir fikir olmadığını... Sana artık eskisi gibi bakmıyorum aşk. Seni hayatın merkezi de sanmıyorum. Ama yok saymıyorum da. Gelirsen hoş geldin derim. Gidersen dünyanın sonu olmaz. Çünkü artık biliyorum: İnsan sevdiği için değerli olmuyor. Kendine değer verdiğinde sevilmeyi hak ediyor. Aşk güzel şey. Ama insan önce kendine ait olmalı. Bana çok şey öğrettin be aşk... Sevdiğime pişman da ettin, düşmanda. Zamanın nasıl geçtiğini unutturdun. Bazen bulunduğum şehri sevdirdin. Bazen de en güzel manzaraların ortasında bile kendimi eksik hissettirdin. Bulutların üzerine çıkardın. Sonra hiçbir şey olmamış gibi aşağıya bıraktın.  Adını duyduğumd...

Sevgili İnsanlar: Birbirimizi Sevmeyi Neden Unuttuk?

Resim
Sevgili İnsanlar,  Sanırım birbirimizi sevmeyi tam olarak öğrenemedik. Ne yapacağımızı biliyoruz belki. Nasıl tanışılacağını. Nasıl konuşulacağını. Ama iş birlikte kalmaya gelince işler karışıyor. Sorumluluğu pek bilmiyoruz. Anlaşılmak istiyoruz ama anlamayı unutuyoruz. Sevilmek istiyoruz ama sevmeyi çoğu zaman cesaret sanıyoruz. Belki de bu yüzden birbirimizi bu kadar yoruyoruz.   Kadınlarla başladım düşünmeye. Sonra erkeklere baktım. En sonunda aynı yere çıktım. Hepimizin yükleri farklıydı ama yaralarımız birbirine benziyordu. Kadınlar kendilerini unutarak güçlü olmaya çalıştı. Erkeklere ise güçlü görünmeleri öğretildi. Bir taraf sürekli vermekten yoruldu, diğer taraf hissettiklerini göstermemekten. Sonra aynı masaya oturup birbirimizi anlamamızı bekledik. Ama çoğu zaman kendi yükümüzü bile tanımıyorduk.  İlişki iki kişinin birbirini tamamlaması değil, birbirine eşlik etmesiydi . Kimsenin kimseyi kurtarması ya da taşıması gerekmiyordu. Yalnızca birlikte yü...