Hayata Mektup: Bazen Kaybetmek de Kazanmaktır

Sevgili Hayat, Seninle ilgili söyleyecek çok şeyim var. Öncelikle şunu itiraf etmeliyim: Seni daha kolay sanmıştım. Çocukken her şeyin bir sırası olduğunu düşünüyordum. Okulu bitirecektik. Meslek sahibi olacaktık. Sevecektik. Sevilecektik. Mutlu olacaktık. Meğer hiçbir şey o kadar düz ilerlemiyormuş. Senin başka planların varmış. Ben plan yaparken sen sürpriz hazırlıyormuşsun. Hem de pek komik olmayanlarından... 

Bir gün her şey yolunda giderken ertesi gün bambaşka biri olabiliyormuş insan. Bir telefonla, bir haberle, bir vedayla... Bunu senden öğrendim. Uzun yıllar sana kızdım. Neden bazı insanlar geldi? Neden gittiler? Neden bazı kapılar açılmadı? Niçin bazı dualar cevapsız kaldı? Şimdi dönüp baktığımda ilginç bir şey fark ediyorum. O gün üzülerek baktığım bazı olaylar, bugün beni ben yapan şeylere dönüşmüş. Kalmasını istediğim bazı insanlar gitmiş. İyi ki gitmişler. Bitti diye ağladığım bazı hikâyeler var. İyi ki bitmişler. Eskiden senden sürekli cevap bekliyordum. Şimdi doğru soruları bulmanın daha önemli olduğunu düşünüyorum.

Polyanna değilim hayat. Karanlığı da gördüm. Kayıpları da... Hayal kırıklıklarını da... Ama bütün bunlara rağmen senden vazgeçmedim. Çünkü ne kadar yorarsan yor, ne kadar şaşırtırsan şaşırt, içinde hâlâ heyecan duyduğum şeyler var. 

Bir de zaman... Eskiden geçmiyorsun diye kızıyordum. Şimdi bu kadar hızlı geçtiğin için sitem ediyorum. Seni durduramayacağımı biliyorum. Ama bundan sonra senden kaçmaya çalışmayacağım. Yaşadığım anları daha fark ederek yaşayabilirim. Hâlâ görmek istediğim yerler... Tanımak istediğim insanlar... Kurmak istediğim hayaller var. Bu yüzden sana küs gitmek istemiyorum. 

Elinden geleni yaptın. Ben de elimden geleni yapacağım. Ve yolun sonunda kim haklı çıkarsa çıksın... Şunu söyleyebilirim: Güzel bir hikâyeydi.

Sevgiyle,

Ben.


Nihal Alkan

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Siz Bunu Benim Sesim Sandınız

Evlilikte En Büyük Sorun: “Biz” Olamamak

Kendine Biçilen Yerden Taşmak