Sevgili İçimdeki Ses,
Öncelikle
şunu söylemek istiyorum: Hiç susmuyorsun. Gerçekten. Bir insan yirmi dört saat
konuşabilir mi? Meğer konuşabilirmiş. Üstelik çoğu zaman haklı çıkıyorsun. İşte
en sinir bozucu tarafın da bu. Ben görmezden gelmeye çalışıyorum. Sen
konuşuyorsun. Ben susturmaya çalışıyorum. Sen daha yüksek sesle konuşuyorsun.
Ben "Abartıyorsun." diyorum. Sen köşede oturup haklı çıkacağın günü
bekliyorsun. Ve maalesef çoğu zaman beklediğine değiyor. Bana çok konuştuğumu
söylüyorlar. Seni tanımıyorlar ki. Kalabalık
çalışıyoruz.
Bir karar verirken
bile tek başıma değilim. Sen varsın. Endişelerim var. Mantığım var. Kalbim var.
Bir de hepsinin birbirine karıştığı toplantılar var. Bazen doğruları
söylüyorsun. Ama dürüst olayım... Dinlemek istemediğim zamanlarda bir kapatma
tuşun olmalı. Yine de iyi ki varsın. Çünkü herkes giderse gider. Sen
kalıyorsun. Keşke biraz tatile çıksan
ama... Gitmiyorsun. Bazen canımı sıksan da... Uykumu kaçırsan da... Aklımı
karıştırsan da... En uzun sohbetimi seninle yapıyorum. Hayat kısa. Kafein
çarpıyor seni. Bir tane içsen bir şey olmaz. Su iç.
Sevgiler,
Dış Sesin
Yorumlar
Yorum Gönder