Kuralsızlığın Kuralları- Fanzin Eleştiri

 Fanzinin olayı zaten biraz kuralsız olması değil mi?

Ortaya çıkış amacı bu çünkü.
Bir şeyi sansürsüz söyleyebilmek.
Rahatsız edebilmek.
Bir otoriteye bağlı olmadan yazabilmek.

Ama garip olan şu:
Fanzinler bile zamanla dergileşmeye başladı.

Kuralsız olması gereken şeyin bile kendi kuralları oluştu.

Bir noktadan sonra herkes aynı şekilde “özgür” görünmeye başladı.

Aynı kapak tasarımları.
Aynı karanlık fotoğraflar.
Aynı metaforlar.

Sanki özgürlük bile estetik pakete dönüştürüldü.

Popüler kültürün en garip yanı bu zaten.
Sana karşı çıkmayı bile satıyor.

Bir süre sonra alternatif olmak bile ayrı bir kategoriye dönüşüyor.

İki kuzu kulağı beyfendi burası Zara der gibi herkes aynı “farklılığı” giymeye başlıyor.

Fanzinde olması gereken diye bir şey yok aslında.

Ama insanlar yine de görünmez kurallar koyuyor.

“Biraz daha karanlık, biraz daha soyut, biraz daha sanatsal.”
Bir şeyi eleştirirken onu fazla imgeselleştirmek bile bazen oto sansür gibi geliyor bana.

Bazı şeylerin metafora ihtiyacı yoktur.

Bazen bir şey sadece kötüdür.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Siz Bunu Benim Sesim Sandınız

Evlilikte En Büyük Sorun: “Biz” Olamamak

Kendine Biçilen Yerden Taşmak