Sevgili Erkekler,
Sizinle
kavga etmeye gelmedim. Birkaç şeyi konuşmaya geldim. Çünkü yıllar içinde şunu
fark ettim: Kadınlarla erkekler çoğu zaman aynı şeyleri hissedip farklı diller
konuşuyor. Birbirimizi anlamaktan çok, birbirimize haklı çıkmaya çalışıyoruz. Belki
bu yüzden bu kadar yoruluyoruz. Sizi uzun süre anlamadığımı düşündüm. Sonra
dönüp çocukluğunuza baktım. Ve bazı şeyler yerine oturmaya başladı. Çoğunuza
daha küçük yaşlarda güçlü olmanız öğretildi. Ağlamamanız... Korkmamanız... Üzülmemeniz...
Sanki insan olmanın bazı parçaları sizden erkenden alınmış gibi... Sonra
büyüdünüz. Ama duygularınızla ne yapacağınızı kimse öğretmedi. Canınız
yandığında nasıl konuşacağınızı... Korktuğunuzda nasıl anlatacağınızı... Yorulduğunuzda
nasıl yardım isteyeceğinizi... Belki bu yüzden bazılarınız sessizleşiyor. Bazılarınız
öfkeleniyor, uzaklaşıyor. Kimileri de hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. Ama
hiçbir şey olmamış gibi davranmak, hiçbir şey hissetmemek anlamına gelmiyor.
Bir kadının
sizden mükemmel olmanızı beklediğini sanıyorsunuz bazen. Çoğu zaman istediği
şey çok daha basit. Konuşmanız. Dürüst olmanız. Sorumluluk almanız. Yanında
yalnız bırakmamanız. Çünkü sevgi yalnızca söylenen bir şey değil. Hissettirilen
bir şey. Ve ne olur... Yardım etmekle sorumluluk almayı birbirine
karıştırmayın. Kendi çocuğunuza bakmak yardım değildir. Yaşadığınız evi
paylaşmak yardım değildir. Bir ilişkinin yükünü birlikte taşımak fedakârlık
değildir. Bunlar birlikte yaşamanın doğal parçalarıdır. Tıpkı bir kadının
bunları yaptığı için kahraman sayılmaması gerektiği gibi... Bir erkeğin de
yaptığı için alkış beklememesi gerekir. Bir şey daha söylemek istiyorum. Bir
kadın kalbinizi kırdı diye acısını başka kadınlardan çıkarmayın. Çünkü kalp
kırıklığı yalnızca size ait bir duygu değil. Bizim de canımız yanıyor. Biz de
yanlış insanlara güveniyoruz. Biz de bazen olmadığımız biri için savaşıyoruz. Bu
yüzden kimseyi bir başkasının bıraktığı yaranın ilacı yapmayın. Kimse yara
bandı değil. Kendi hikâyeleri olan insanlar.
Ve belki
bütün bunların sonunda söylemek istediğim şey şu: Mükemmel olmanıza gerek yok. Sanırım
artık kimse mükemmel insan aramıyor. Güven arıyor. Dürüstlük arıyor. Karakter arıyor.
Yanında kendisi gibi olabildiği birini arıyor. Bir de şunu unutmayın: Bugün
"Acaba..." dediğiniz kadın, yarın bir başkasının "İyi
ki..." dediği kadın olabilir. Eğer seviyorsanız bahanelerin arkasına
saklanmayın. Hayatın en büyük pişmanlıkları çoğu zaman yaptıklarımızdan değil, yapmaya
korktuklarımızdan kalıyor. Hepimizin öğrenmesi gereken şey aynı: Sevgi
hissetmek kadar, onu göstermeyi de bilmek.
Sevgiyle,
Bir Kadın
Yorumlar
Yorum Gönder